26.10.2009Peygamberler tarihini yeniden yazmak gerekiyor. Tek tanrılı dinlerle mitolojiler ve önceki toplumlardaki dinler arasındaki ilişkileri-etkileşimleri ele alan pek çok kitap var sanıyorum. Örneğin Türkiye'de...
<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:Tahoma; panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:1627421319 -2147483648 8 0 66047 0;} @font-face {font-family:"MS Shell Dlg"; panose-1:2 11 6 4...
emperyalizmle mazlum halkları barıştırma siyasetidir. işte BOP da budur. emperyalizm vurur, alacağını alır, dişlerini geçirir ve sonra bizim ittifakçılar iyi polis rolünde devreye girer...
haber7'de bir haber: ''İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İsrail'e yönelik sözlü saldırılarına bir yenisini ekleyerek, Yahudi soykırımının Batı'nın ''kutsal bir yalanı'' olduğunu ileri sürdü.''...
insan kendini türlü türlü tanımlar..birincil ikincil tanımlar var: insan, erkek, kadın, türk, kürt, ermeni, müslüman, sünni, alevi, solcu, sağcı, bozkurt, devrimci vb vb...bunların hepsi kendi...
BELEŞ ANTİ-EMPERYALİZM Şu türküyle başlasak mı? ''Yar geçti salınarak Aman amman elmalı Yar seni nerde bulmalı Seni bulduğum yerde de Sıkı sıkı sarmalı'' Türküyü bir kenara...
Taş devrine doğru gelişmeli yeniden. Pasaportun, vizenin, konut sorununun ve kanserin ve açlığın olmadığı, bir damla suyun, bir nefes havanın bile kirli olmadığı,...
demokrasi ve özgürlük kavramlarını en çok kullanan akp... idi. özgürlük ve demokrasi tüm iktidar kavgası veren muhalefet hareketleri için hareket alanına...
Aşağıdaki yöntemle gelirinizi bir anda 1,5 veya daha fazla katına çıkarmanız mümkün: 1. Şu ana kadar kullandığınız gelirinizi hesaplama...
ey sen ey avcumu içinde bilen ey kirpiklerin içine sinen bin kocalı bakirem pabuçlarım kapının önünde terli aşınmış biri düz biri ters kaldığım olur sende sen beni beklemesen de ey sen ey...
yürümenin anlamı var huyu bin türlü düşerse bir yaprak önüne hayat ver bas üstüne ve yürü ‘’fikrimin ince gülü’’ bilmeden ağacın kerametini çekirdeği dolduruyorsun dokunmadan yaşama ölümü kurtarıyorsun zorlama kendini ey olmaların...
alçak yerlerin de vardır göçmüş tepelerin konuştukça susan sustukça konuşan onca sevişmeden sonra değilmemiş ellerin masalların da vardır uzayan ve kısalan yarına geçmişlerin öpmek için soruyorum ey bildiği bilinmeyen nerende namahremin nedir...
bulmaca buldurmaca suç üstünde kaydırmaca kupkuru kuyu derin eğilin eğilin daha eğilin kalpaklı ve kalpaksız cinlerin seslerini dinleyin kapısı yok kapalı anahtarı getirin dizeler zincirim değil ey sosyolojik kaşıntı kırarım...
-biz en çok ağlayanların soyundanız en dik duranların- bir şey var zamanın omurgası kimselerin bilmeyi gereksinmediği şehirlerde kasabalarda orman kuytuluklarında buğday başaklarında saklı yaşanmışlıklarda yaşanacaklarda gözümüzün önünde...
oğlum sana barıştan söz edeceklerhayat sürünürken parmak uçlarınaonlar hayatı sürüyüp götürecekler ellerinde kanlı çiçekler olacakşakağınaiflahını kesen bir barış dayanacak ezan sesleri ve kilise çanlarıbelki...
ah benim elma gözlüm, sevdiğimyoldaşım, kuzum, cariyemeksik akıllım, kaburga kemiğimkan pıhtısından geldiğimkanlı doğurganım, pisim iki çakır dikeniyiz seninlebir sen önde bir ben kader bu işteayrılmak...
Engels, “hayatında bir kadının teslimiyetini para ile ya da herhangi bir başka toplumsal güç aracı ile satın alma deneyimine sahip olmayan yeni bir genç erkek...